![]()
![]()
Erdem bayazıt'ı rahmetle anıyoruz
2003’te bir şiir okuma yarışmasına jüri olarak davet edilmiştim ve aynı yarışmanın jürisinde Erdem Bayazıt da vardı. Nasıl da heyecanlanmış, sevinmiştim. Çok sevdiğim, şiirlerini ezberlediğim Davudî sesli şairle birlikte olacaktık. Kitaplığımdan şiir kitaplarını aradım. Sebeb Ey’in ilk baskısını buldum, ama nedense Risaleler’i bulamadım. Programdan önce kitabı uzattım elim titreyerek, heyecan içinde. Kendisinde Sebeb Ey’in olmadığını söyledi imzalarken. “Sayın
Erdem Bayazıt’ı Ümraniye Belediyesi’nde düzenlenen bir şiir gecesinde ikinci defa dinleme imkânına kavuştum. Program esnasında 6-7 yaşlarında bir çocuk sahneye çıktı ve şairin uzun bir şiiri olan “Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair”i ezbere okudu. Bir şair için ne büyük mutluluktu bu. Nitekim çocuk şiiri bitirdiğinde Erdem Bayazıt yerinden kalktı ve çocuğu alnından öptü. Öptüğü çocuk değil, şiiriydi bence. Bir şair kendi şiirini öpüyordu. Yazdığı şiir ete kemiğe bürünmüş ve karşısına çıkmıştı. “Hemen her şair, şiirlerinin ezberlenmesinden, dillerde dolaşmasından, yüksek sesle okunmasından mutluluk duyar; hatta bütün sanat türlerinde eser veren her sanatçı eserine karşı böylesine bir ilgi gösterilmesini bekler, bu ilgi sanatçıyı mutlu eder, verimliliğini artırır; mağlum olduğu üzre; marifet, iltifata tabidir. İşte her sanatçının beklediği bu ilgiyi Erdem Bayazıt, daha ilk şiirlerinden itibaren gördü ve bu mutluluğu yaşadı. Onun şiirleri ezberlendi, meydanlarda okundu, kartpostallara, afişlere, duvarlara... yazıldı. 1970`li yılların gençliği, duygularını ve düşüncelerini Erdem Bayazıt’ın şiirleriyle dile getirdi. İlk kitabıyla Erdem Bayazıt, daha 1970`li yıllarda ünlü bir şairdi.”[1]